Mehmet Büyükkaynak: “Makine işi sevda işidir.”

Kaym Makine Genel Müdürü Mehmet Büyükkaynak: “Makine işi sevda işidir.”

 

1945 yılında genel makine imalatı için kurulan ve 1957 yılında da Türkiye’de ilk defa kağıt kesme makinesi imalatını gerçekleştirerek markasını oluşturan “Kaym Makine”, sektörde yerli marka olarak farkını ortaya koymaya devam ediyor. Kaym Makine Üretim Müdürü Mehmet Büyükkaynak sorularımızı cevaplandırdı.

Kaym Makine ne zaman kuruldu? Piyasada hangi ürünler ile yer almaktasınız?

1957 yılında kurulmuş bir firmayız. İşimiz bize dedemizden yadigâr. Süleyman, Nail ve Mehmet kardeşler kurmuştur. Matbaa makinesi imalatına 1957 yılında başlamıştır. 1957 çok eski bir tarih olduğu için şartlar çok zormuş. 4. kuşak olarak biz bu işi devraldık. Babam ( “ Sami BÜYÜKKAYNAK”) 1984 yılında dedemden devralmış. 2015 yılına kadar devam ettirdi ve hâlâ yönetim kurulu başkanımızdır. Ben makine mühendisiyim. Kariyerime meslek lisesi makine bölümünde başladım. Selçuk Üniversite’sinden mezun oldum. Çocuk yaştan itibaren çıraklığını da yaptığımız işin sevdalısıyız. Yaptığımız işi severek yapıyoruz. Sektörde yerlilik oranı bitmiş durumda. Sektördeki milli temsilcilerin nadir örneklerindeniz. Firmamızın bu güne değin 4500-5000 arası piyasada “KAYM” markası adında çalışan makinesi var. Teknik servis elemanlarımız sahada bu makinelerin takibini de yapmaktadırlar. Güncel bir arşiv yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’de daha önce neler yapılmış neler varmış diye. 48 cmden 4 metre genişliğine kadar özel kesme makineler de yapabiliyoruz. Dijital baskı diyebileceğimiz kesime hitap ediyor. Kapasite olarak Türkiye’de ki bu işi yapabilen tek firma olmanın yanı sıra dünyada teknoloji olarak sayılı firmalar arasındayız.

 

Yurt dışındaki etkinliğiniz nedir? Yurt dışında makine satışınız nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Biz geçen sene için 6 tane fuara katıldık. Türkiye başta olmak üzere Mısır, Almanya, Amerika, İtalya ve İsrail’de katıldık. Bizim beklenti pazarımız Amerika ve burada çok aktifiz. Avrupa’da çok biliniyoruz. Almanya’ya gümrüklerinden dolayı satamıyoruz. Avrupa Birliği’nin gümrüklere en kısa zamanda izin vereceğine inanıyoruz. Firmaların bizi tercih etmek için geçerli bir çok sebebi var; İnsanlar bizi kalitemizden dolayı tercih ediyor. Fiyat olarak kur farkından dolayı oluşan müthiş fiyat farkı var. İnsanlar iyi ve yaygın servisi olanları markaları tercih ediyorlar. Güney Kore ve uzak doğu bizim için çok önemli bir pazar. Yanında Japonya varken Çin gibi bir güç varken bizi tercih ediyorlar. Bu büyük bir onur.

Kaym Makine’nin şöyle bir protokolü var. Yurt dışındaki bütün satışları mümessillerimiz ve bayilerimiz ile yapmaya çalışıyoruz. Biz satışlarımızın yüzde 40’ını ihraç ediyoruz. Bu oran ciro olarak da gerçekleşiyor. Hatta ciro olarak daha da üste çıkıyor. İhracat rakamlarından memnunuz. Dolar döviz kurumlarından daha az etkileniyoruz. Yurt dışındaki satış ağımızı kesinlikle o bölgede temsilcimiz olmadan yapmamaya çalışıyoruz. Firmalar teknik servisleri olmadan sadece demir aldıklarının bilincinde değiller belkide.

 

Müşterilerin Kaym Makine’yi seçme sebebini nedir?

İnsanlar samimiyetimizi, ürünlerimizi ve fuarlara gösterdiğimiz ilgiyi biliyorlar. Yurt dışında 3 yıl önce çalışan bu bölgede makinan var mı diye soranlara referans verebiliyoruz. Makinemizde bir arıza oluşmuş ve makinemiz çalışmıyorsa tüm gücümüzle o bölgeye seferber oluyoruz. Buna çok dikkat ediyoruz.

 

Makineleriniz model olarak farklılık gösteriyor mu?

Makinelerimizin mekanik özellikleri aynıdır. Bunları değiştiren; programlı ve dokunmatik ekranlı olup olmayışıdır. Kendi içinde 3 temel gruba ayrılıyor. 2017 yılında 70 makine imal ettik. Bu sene 100 sayısını zorlayacağız. Şu anda 2. Çeyrekte yakalanmış görünmüyor ama 3 ve 4.çeyrekte makası daraltıp hedeflerimizi yakalarız ümidindeyiz. Müşterilerin taleplerine göre 15 gün içerisinde teslim süremiz oluyor. Genellikle bu şekilde gelen siparişleri yetiştirmeyi çalışıyoruz. Burada ihracatın önemli bir etkisini paylaşmak istiyorum. Bu bir çok firmamıza da vizyon kazandıracaktır. Bizimim üretimi mizi geliştiren ve üretim bandımızın hızını ayarlayabilen ihracatımız var. İhracat makineleri teslim süresi o kadar da kısıtlı olmuyor. Yurt dışındaki tedarikçi 2 ayda gelmesini normal karşılıyor. Bu da bizim daha disiplinli bir iş akışı ve üretim bandı hazırlamamıza olanak veriyor.

 

Firma olarak 2017 nasıl geçti? 2018’in ilk 6 ayı nasıl geçti? 2019 yılında beklentileriniz nelerdir?

Biz 2017 yılını çok bereketli geçirdik. Fuarlar hep bunu tetikliyor. Türkiye’de 2017 için satış rakamlarında artış göremedik ama yurt dışındaki pazar payındaki artış 2017 için yetti. 2018 yılı içinde Türkiye’de seçim oluyor kısır kalabiliyorsunuz ama Avrupa pazarında talep artışımız hep gelişiyor. 2017’nin iyi geçtiğini düşünüyorum. Printtek fuarı yaptık, gayet başarılıydı. 2018’de onun meyvelerini yiyoruz. 2018 için de iyi şeyler olacağını inanıyorum. Seçim sürecini atlattık. Ramazan özellikle bekleme durma süreci oluşturuyor. Çok hızlı gelişen piyasaya mali olarak nakit artışı kazanıldı. Türkiye’nin büyüme istatistiklerine rakamlarda yakalayacağına inanıyorum. 2018 yılı içerisinde 3 milyon değerinde yatırımımız olacak. ve biz bununla 2019’a hazırlanıyoruz. 2018’in son zamanlarında kurulacak, faaliyete geçecek. Yaklaşık satışlarda yüzde 40 gibi yeni bir artış olacağını düşünüyoruz. Çünkü 3 bıçaklı makine yapıyoruz, yaklaşık 4 yıllık bir proje. Çok başarı ve takdirler kazandı. Bizde çok fazla yol kat ettik. Prototipinden sonra seri imalatına başladık ve bu alanda makineleşmemiz de devam ediyor. Dünyada çok az ülke ve firma bu makinenin profesyonel anlamda imalatını yapabilme kabiliyet ve becerisine sahiptir. Bunlar bir elin parmaklarını geçmez. Çok daha iyi günlerin bizi beklediğini inanıyorum.

 

Rakiplerinizden bir adım önde olmak adına ne tür faaliyet gösteriyorsunuz?

Firmanın Ar-Ge kültürünün oturmuş olması lazım. Biz firmamızda Ar-Ge planlamalarını ve kaliteyi yükseltmek için her gün çalışıyoruz. Diğer firmalardan bizi ayıran en büyük özelliğimiz; kalitemizi her gün arttırıyor, karşılaştığımız problemleri en kısa zamanda çözebiliyor ve makinelerimizin arkasında duruyor olmamızdır. Makine ve imalat yapmak o kadar zor değil. Mühim olan arkasında durduğunuz makineler yapmaktır. Biz onun için Türkiye’de özellikle bizim karşılaştığımız Çin menşeili ürünleri rakip olarak görmüyoruz. Fiyatlarımız onlarla daha ucuza kalıyor, insanlar bizi tercih ediyor. Yurtdışında da aynı şeyler geçerli. İnsanlar Çin malını almak yerine Türk malını almayı tercih edebiliyorlar. Bizim ülkenin kalitesini beğeniyorlar. Fiyat politikamızda Türkiye’ye zam gelince bunu biz yansıtmamaya çalışıyoruz. Çünkü para kazanma işini yurt dışına bıraktığımızı söyleyebiliriz. Ülkemizde bu işi yapmanın bir vazife olduğunu görüyoruz.

 

Müşterilerinizin arıza konusundaki taleplerine nasıl çözüm sağlıyorsunuz?

Daha önceki yıllarda bizim İstanbul şubemiz vardı. Şu anda yaklaşık 3 aydır firmamızın bünyesinde olan çok kaliteli bir servis müdürümüz var. Kendisi hem pazarlamaya hem de teknik servise bakıyor. Sektördeki deneyimine rağmen olabildiğince servis sürelerini hızlandırmaya çalışıyoruz. Sahada personel bulundurmaya çalışıyoruz. Bizim yaklaşık piyasada 4000 tane makinemiz var.

 

 

Yurt dışındaki müşterinizin bir problemle karşılaştığı zaman parça desteğini nasıl sağlıyorsunuz?

Makineyi alan müşterilerimiz bizim ne yaptığımızı, hangi parçayı bulundurduğumuzu bilen teknik servis elemanları bulunduruyorlar. Eğer distribütör arada yoksa firmadan böyle bir talebimiz oluyor. Biz teknik servis vermediğimiz aynı gün içerisinde ulaşamadığımız yerlere makine satışı gerçekleştirmiyoruz. Makinelerde elektronik kart kesinlikle kullanmıyoruz. Firmamızın ana prensiplerinden bir tanesi budur. Kendimiz bir elektronik kart üretip müşterilerin firmamıza mahkûm etmeyi asla bir kâr politakası olarak uygun görmüyor ve etik de bulmuyoruz. Makinelerimizde kullandığımız ekran, PLC ve diğer elektronik parçalar hep dünyada kabul görmüş ve yaygın servis ve satış ağı olan malzemelerdir. Elektronik olarak onlardan destek sağlıyoruz. Hidrolik parçalarımızda dünyada kullanılan kalitesini ispat etmiş firmalardan markalardan ürünler alıyoruz. Müşterilerimiz bunları çok kolay tedarik edebiliyor. Ürünlerimiz de çok uygun. Önemli olan makinelerin arızalanması değil, teknik servisin zamanında ve hızlı bir şekilde verilmesidir.

 

Çin ve Hindistan ülkeleri sizin belirlediği politakalarınızı etkiliyor mu?

Türkiye’deki iç pazarda distribütörler kar politikalarından dolayı iyi durumdayız ama yurt dışı pazarında Uzak Doğu ülkelerine dahi makine satıyoruz. Çok farklı politikalarımız var. Hindistan’daki kağıt kesme makinalarını biz daha uygun fiyata satışını gerçekleştiriyoruz. Dünyanın değişik yerlerinde bizim makinaların imal etmeye çalışan bir kişinin oradaki fiyat politikasını o seviyeye inmesine özen gösteriyoruz. Çin ile rekabet edecek değiliz çünkü rekabet iki değer arasında olur. Ortada çok büyük kalite farkı varken bu mümkün değil Türkiye’deki iç pazarda fiyat olarak biz daha iyiyiz fakat dünyada bir globalleşme var. İnsanlar hangi ürünün nerede ne kadar olduğunu nerede satıldığı hakkında bir fikre sahipler. Koreliler bile artık Çin firmalarının makinelerini almıyorlar.  O bir modaydı ama geçti. İnsanlar bunu görüyor. Eğer çok sağlam bir markası yoksa hiç kimse tanımadığı bilmediği bir Çin malı ile bunun deneyimini yaşamak istemiyor. Ve tercihlerini bizden yana kullanıyorlar.

 

Kaym Makine bünyesinde bulunan ekibiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

İnsan kaynakları çok önemli. İnsanların çalıştığı yerden mutlu olması bizim için kazançtan öte bir keyif meselesi. Biz burada abi kardeş ilişkisini yürütmeye çalışıyoruz. Çeşitli etkinlikler yapıyoruz. Yaklaşık 25 ile 30 arasında değişen personellerimiz oluyor. Bunların 10 tanesi bizim kemik kadromuzdur. Kağıt kesme makinesi Türkiye’de imalatı yapılan bir makine değil. Bir grafik ustası gibi bulunan bir eleman değil. Türkiye’de bu işin altyapısı yok ve bu altyapı biz oluşturuyoruz. Elemanlarımızı kendimiz yetiştiriyoruz. Çoğunu çıraklıktan alıp emekli ediyoruz. Firmamızda bu şekilde bir gelenek var. Biz, bu geleneği devam ettirmeye özen gösteriyoruz. Sosyal sorumluluk projesi içinde yer almaya çalışıyoruz. Matbaa meslek liselerine, belediyelere çalışmadayken fiyat konusunda öncülük etmeye, eğitim vermeye özen gösteriyoruz. Servis ücretlerini almıyoruz. Elimizden geldiğince bu faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

 

Güçlü bir altyapı oluşturmak amacıyla kalifiyeli eleman yetiştirmek zor mu?

Aslında zor bir süreç. Ama kalite için olmazsa olmaz. Elemanlarımızla biz bir aile şirketiyiz. Bu başarı sadece dedemin ya da onun torunlarının bir başarısı değil, şirket olarak, çalışan personeller olarak, çok azimli çalışmalar neticesinde sağladığımız bir başarıdır. Personellerimize son derece güveniyoruz. Markamızla ortaya çıktıkça değişik şehirlerden stajyer alıyoruz. İnsanlar bizi merak ediyorlar ve çalışmak için bizi tercih etmek istiyorlar. Bu çok başka bir şey. Biz artık kalitemizi ispat ettik. İnsanlar bizimle çalışmak istiyorlar. Konya’da eleman sıkıntısı çekmiyoruz. Altyapı olarak makine alanında yetişmiş elemanlarımız mevcut. Onları kendi işimizde eğitmek için eğitim programları uyguluyoruz.

 

 

 

 

Sektör için bir tavsiyeniz veya bir mesajınız var mı?

Makine işi sevda işidir. Hükümetin en büyük politikalarından birisi meslek liselerine yapılacak olan yatırımın olması gerektiğini düşünüyorum. Yerli malının desteklenmesine inanıyorum. Ben bunu firmam adına söylemiyorum. Printtek fuarına gittik. 2 tane belki de 4 tane yerli firma vardı. Koskoca matbaa sektöründe neden 4 tane firma kalıyor? Neden hükümetimiz bununla alakalı bir politika uygulamıyor? Ben bunu çok önemsiyorum. Biz de makine alımı yapıyoruz. Biz burada onlar için varız. Çoğu ülkede yerli bir imalatçı olmadığından normal fiyatının üstünde bir fiyat politikası ile makineler satılıyor. İnsanlar bizden ürün almalılar. Bizden övgü ile bahsetmeliler. Bizi ziyaret etmeliler.

 

 

Kayım Makine Yönetim Kurulu Başkanı Sami Büyükkaynak ‘’ Kaym Üç Ağızlı Giyotin ile Pazar Büyütecek’’ diyerek hedeflerini ve pazarı kısaca değerlendirdi.

Yerli üreticilerimiz arasında yer alan ve endüstrimizin ihracat rakamlarına olumlu katkıları ile ekonomik açıdan ülkemiz için de önemli bir yere sahip olan KAYM Kağıt kesme Makineleri   şirketin Yönetim Kurulu Başkanı  Sami Büyükkaynak, “Biz kendimizi sürekli yenileyen ve Ar-Ge çalışmalarına önemli bir emek ve zaman harcayan bir firmayız”, diyor. 48 cm ile 3,4 metreye kadar farklı büyüklüklerde kesim makinesi ürettiklerini  üç ağızlı bıçak ile de pazarlarını daha da genişleteceklerini anlatan Büyükkaynak,   ön plana çıkanlarla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

“115 cm’lik açılır masalı ve etiketler ve kartvizitler için ön preslemesi olan bir makinamız var  diğer makinalarımızda bazı ufak tefek değişikliler yaptık. 115 cm Seri 1 olarak adlandırdığımız bu makinemizin kırpıntıyı kendisinin aşağıya indirmesi, açılır masalı olması, etiket programlı olması, etiket programında ön preslemesiyle etiketleri kaydırmaması gibi avantajlar sağlayan yeni özellikler olarak sıralanabilir. 48 cm, 60 cm, 78cm, 92 cm, 115cm Seri1 ve ayrıca bir 115 cm’lik kesim makinemizi sektör kullanıyor   Yeni ürünümüz 3 ağızlı giyotin makinemizden çok güzel tepkiler ve övgüler  alıyoruz bu ürünü ilerleyen günlerde piyasada daha da sık kullananlarını görme imkanımız olacak  . Ayrıca  jogger yani titreşimli kâğıt toplama makinamız var buda sektör tarafından kullanılıyor.

Büyükkaynak, pazar değerlendirmesi yaparken şirketin üretiminin yarı yarıya yurt içi ve ihracat pazarlarında paylaşıldığını, söylüyor. Hedef ülke seçmediklerini söyleyen Büyükkaynak, tüm dünyaya makine veriyoruz, diyor. “Standart bir pazarımız yok. Amerika’dan Meksika’ya, Vietnam’a kadar makine gönderiyoruz. 2016 sene drupa’ya katılmıştık. 2017 yılında  Meksika’da İsrailde  fuarlara katılık.   Özet, tüm dünyayı bizim pazarımız olarak görüyoruz. Türkiye de Printtek fuarı da katılmıştık bizim için başarılı bir fuar olmuştu. Dünya fuarlarını Türkiye fuarlarını yakından takip ediyoruz .” Büyükkaynak hedeflerini de şöyle özetliyor:

Daha çok üretim ve ihracat yapmak. Daha çok ihracat ve 3 ağızlı makinemizi de daha seri üretmek. Bizim şimdilik tek sorunumuz kapasite artırmak. Bu yatırımları yapma planlarımız var. En önemli sorunumuz da üretim için kaliteli personel bulabilmek. Bu yüzden kendi elemanlarımızı da kendimiz yetiştiriyoruz.”