M.Pinto, Heidelberg Türkiye kadrosuna dahil oldu!

Uzun yıllardır sektörün içinde olan ve başarılı işlere imza atan Moris Pinto, kariyerine yeni bir adres ekledi. Moris Pinto, satış müdürü olarak Heidelberg Türkiye’nin kadrosuna dahil oldu.

 

Moris Pinto’yu tanıyabilir miyiz?

1979 yılında İstanbul'da doğdum. Doğuş Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bitirdikten sonra 2004 yılında askere gittim askerlik dönüşünde 2005 yılında direkt olarak Bahar Etiket firmasında yurt dışı satış sorumlusu olarak göreve başladım. Orada mürekkep kokusunu almaya başladık. Daha çok etiket kısmında görev aldım. Daha sonra Alesta firmasına geçiş yaparak 6 seneye yakın bir zaman Alesta'da etiket bölümünde görev aldım. 2012’nin Ocak ayında Imeks Grup’a dahil oldum. Imeks Grup’unda baskı, baskı öncesi ve sonrasına yönelik yoğun çalışmalar içerisinde oldum. 7 yıla yakın bir süre görev aldıktan sonra 2019 yılının başında Heidelberg Türkiye satış müdürü olarak göreve başladım.

 

Firma olarak bir yapılanma içerisine girdiniz, ne gibi değişiklikler gerçekleşti?

Selkut Bey Genel Müdür olduktan sonra satış bölümünde değişikliğe gidildi. Artık kişiler makinelere göre görev almayacak, bir kişi Heildelberg portföyündeki bütün makinelerde yetki sahibi olabilecekti. Dolayısıyla Tolgahan Bey ve Turaç Bey ile birlikte Heidelberg Türkiye’nin bütün ürün gamlarından sorumluyuz. Her ürün hakkında bilgi sahibiz fakat tabii ki bazı uzmanlık alanlarımız var. Ben, 7 sene Imeks’de etiket bölümüyle ilgilendiğim için şu anda daha çok etiket daha aktif bir rol alıyorum.

 

Etiket sektörünü nasıl yorumlarsınız?

Etiket sektöründe özellikle şu anda flekso ve dijital baskıya çok büyük bir talep var. Etiket firmalarımız genellikle iyi işler yapıp kendini geliştiriyorlar. Özellikle flekso ve onun ardından da dijital baskıya büyük eğilim var. Firmalar flekso baskı makinelerinin bünyelerine katarak büyüme yoluna gidiyorlar. Dijital baskı makinesi de katarakta değişik ve çeşitli işler yapma plan içerisindeler. Döviz artışları bizi çok etkiliyor. Maalesef ki faiz artışında da problemler var. Bazı firmalar bu sebeplerden dolayı yatırımlarını durdurmuş durumdalar.

 

Şu anda sizin alanınızda olan ürünler hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

Flekso alanında öne çıkan Labelmaster modelimiz var. Şu anda Türkiye pazarında ilgi görebilecek bir makinemiz. Serigraf, yaldız, laminasyon üniteleri gibi özellikleri ekleyebilmenin yanında çok katlı etiket işleri yapabilme imkanına olanak tanımaktadır.

Onun dışında dijital modeli olan Labelfire modelimiz mevcut. Flekso ünitelerle desteklenmiş hibrit makinedir. 8 renk inkjet makine olan bu makineyle dijital baskı sağlamamız mümkündür. Bugüne kadar 25 adet kurulumu gerçekleştirilmiştir.

Labelfire makinesinin bir alt modeli olan Labelfire 340E makinesi daha ekonomik sonuçlar veren bir makine. 5 renk ile birlikte flekso baskıyı destekleyip soğuk yaldız ünitesi ekleyebiliyoruz. Maliyeti en aza indirmek amacıyla da rotary kesim yerine semi-rotary kesim imkanı sağlamaktadır. Bu da firmaların bu makineyi tercihi açısından çok önemli bir etken.

 

Firma olarak fuarlara yönelik planlamanız nedir?

2 yılda bir gerçekleştirilen etiket alanına hitap eden Eylül ayında Belçika’da düzenlenecek olan Labelexpo Avrupa fuarı var. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yüksek bir katılım olacaktır. Bu fuarda olacağız ve müşterilerimizle bu organizasyonda buluşacağız.

2020 yılının Haziran ayında daha detaylı ve büyük olan Drupa fuarı gerçekleştirelecek. Bu fuarda tam kadro bulunmayı planlamaktayız.

 

Sektör için 2018 yılından memnun musunuz?

2018 yılı çalışma dönemi etiket sektörü için kötü geçti diyemem. Müşteriler açısından baktığımızda cirolarının artığını ve büyüdüklerini belirtiyorlar. İhracata yönelik adımlar atarak geniş kapsamlı işlere imza atan firmaların da büyüdüğünü görüyoruz. Sektörün büyüdüğünü görüyoruz ve bu sancılı dönemi atlattığımızda daha iyi olacaktır diye ümit ediyorum.

 

Dijitale yönelik düşünceleriniz nedir?

Son 3 yıl içerisinde dijitale yönelik eğilim arttı. Firmalar dijital çağdan uzak kalmama düşüncesi ile yatırım yaparak bir adet makineyi bünyesine katıyordu fakat artık müşterilerimiz 2-3 dijital makine olarak bu sayıyı artırma içerisine girdiler. Sektörde dijital olmazsa olmaz gibi bir yola gidiliyor. Fotoğraf makinelerinden örnek vermek gerekirse eski tip fotoğraf makineleri kalktı ve yerini dijital fotoğraf makineleri yerini aldı. Bu örneği ileriye yönelik sektörümüz için düşünürsek böyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşünmekteyim. Konvansiyonel baskı her zaman sektörümüz de olacaktır ama dijital teknoloji, matbaa ve etiket alanında hizmet veren firmaların da bu teknolojiden geri kalmak gibi bir seçeneği yok gibi duruyor.